Sağlık Saçan Lezzet:Zeytinyağı

Kalbinizi koruyor, kolesterolünüzü dengeliyor, mide rahatsızlıklarına engel oluyor, teninize iyi bakıyor, saçlarınızı güçlendiriyor... Kısacası size sağlık aşılıyor. Üstelik güzel kokusunu ve lezzetini de esirgemiyor. İsterseniz odanızı bile aydınlatıyor. İtalya, Yunanistan gibi ülkelerde neredeyse kutsal sayılan bir hazine... Aslında gerçekten de mutfaklarımızda hazineye dönüşen bir lezzet: Zeytinyağı.

Yaklaşık 300 ile 400 yıl arasında yaşayan, zaman zaman ömrü 700 yıla kadar çıkabilen zeytin ağacının, neredeyse 40 bin yıllık ömrü olduğu tahmin ediliyor. Bu olağanüstü meyvenin bizlere sunduğu mucize zeytinyağı ise lezzetin ötesinde tam bir şifa deposu. Akdeniz'in vazgeçilmez besin kaynağı ve belki de bu bölge insanlarının uzun ömürlü, sağlıklı olmalarının gizli formülü zeytinyağı ilk olarak Mezopotamya, Mısır ve Ege kıyılarında üretilmiş. Zamanla Akdeniz ülkelerine yayılan zeytinyağı şu anda bu ülkelerle özdeşleşmiş durumda. Zeytin ve zeytinyağı üretimi yoğun olarak özellikle İtalya, Arjantin, Brezilya ve Şili'de yapılıyor.

Türk Mutfağında Zeytinyağı

Türkler, Anadolu'yu Doğu Roma İmparatorluğu'ndan devralırken, Romalılar'ın zeytinyağı kültürünü korudular, korumanın da ötesinde zenginleştirdiler. Anadolu'daki kültürler mozayiği Osmanlı potasında eridi ve ortak bir Anadolu kültürü oluştu. Zeytinyağlı yemeklerin Osmanlı mutfağında daima çok özel bir yeri oldu. Zeytinyağıyla yapılan yemekler, Osmanlı döneminde şehirden köylere kadar yaygınlaştı. Osmanlı mutfağı, bugünkü yemek kültürümüzün de temelini oluşturdu. Türkiye'de zeytinyağı deyince hayali bir Samsun-İskenderun hattından söz edilir. Buna göre zeytinyağlı yemekler, en çok bu hattın batısında kalan bölgede yoğun bir şekilde yapılır. Zeytin ağaçlarının buralarda yetişmesi de, bunun bir göstergesidir. Bu durumun tek istisnası Gaziantep ve çevresidir. Bu bölgede zeytinyağı üretilir ve birçok zeytinyağlı yemek severek yenir.

Ege kıyılarına baktığımızda ise, bölge insanının zeytinyağıyla birlikteliğinin sabah kahvaltısında başladığını görürüz. Sabahları sofraya bir çanak zeytinyağı getirilir, üzerine kekik ve kırmızı biber ekilir ve kızarmış ekmek banılarak yenir. Diğer bölgelerde ise zeytin, kahvaltı sofrasının değişmez yiyeceklerindendir.

Zeytinyağlı yemekler, dünyada "soğuk başlangıç yemekleri" kategorisinde değerlendirilse de, bu sınıflandırmanın Türk mutfağı için tam doğru olduğu söylenemez. Çünkü zeytinyağlıları yemeğin başında ve az miktarda yemek, bizlerin yemek alışkanlıklarına uymaz. Türkiye'de zeytinyağlılar, ana yemekler arasında kabul edilir. Yüzyıllardır, sıcak yaz günlerinde hafif ve serin bir yemek yemek için zeytinyağlılar tercih edilir.

Dediğimiz gibi, ülkemizde zeytinyağı en yoğun olarak Ege kıyılarında tüketilir. Dolayısıyla Ege insanının zeytinyağının kullanımı konusunda uzman olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Zeytinyağın Yararları

Zeytinyağı, katı ve sıvı bütün yağlar arasında en kolay hazmedileni... Hatta yemeklerden önce içilirse mideyi ülsere karşı koruyor. İdrar yolları ve safra kesesi rahatsızlıklarının giderilmesini sağlıyor. Beynin gelişimini ve kemiklerin güçlenmesini hızlandırıyor. Bir vitamin deposu olan zeytinyağı A, D, E ve K vitaminlerini içeriyor, dolayısıyla da her yaştaki insanın vitamin ihtiyacını gideriyor. Bu vitaminler sayesinde hücreleri yenileyip doku ve organların yaşlanmasını geciktiren zeytinyağı, beynin daha uzun süre sağlıklı ve zinde çalışmasını sağlıyor.

Cildi besleyen, koruyan ve yumuşatan zeytinyağı ağızda çalkalandığında dişlerin beyaz kalmasını sağlayıp, dişetlerini güçlendiriyor. Binlerce yıldır vücudun ovulmasında, masajlarda, banyolarda, yüz maskelerinde ve şampuanlarda kullanılıyor. Bekletilmiş zeytinyağı da vücudun ovulması, derinin soluk alması ve vücut uyuşukluğunun giderilmesi için tavsiye ediliyor.

Zeytinyağı, hayvansal yağların aksine, zararlı kolesterol miktarını düşürüp kalp krizi riskini azaltıyor. Bu gerçek, Amerika ve Avrupa'da yapılan araştırmalarla kanıtlanmış durumda. Ayrıca istatistikler zeytinyağını sofralarından ayırmayan Akdenizli'lerin kalp hastalıklarına başka bölgelerde yaşayanlardan daha az yakalandığını gösteriyor.

Zeytinyağı Vücutta Mucize Etkisi Yapıyor

Vücudun neredeyse bütün organlarına faydası olan zeytinyağı, saçlardan, dişlere kadar her bölgeye sağlık veriyor.

Sağlıklı beslenmeye katkısı dünyaca onaylanmış zeytinyağının vücudumuzda faydalı olmadığı organ hemen hemen hiç yok. Zeytinyağı sağlık açısından insanlığa sunulmuş en büyük hediye. Anne sütü kadar yararı olduğu söylenilen zeytinyağının mucizevi etkisini saçlardan, dişlere, kemiklerden beyne kadar vücudun her organında görmek mümkün.

Zeytinyağı gelişme çağında beynin gelişimini hızlandırarak, kemikleri güçlendiriyor. İçerdiği E, A, D ve K vitaminleri sayesinde hücreleri yeniler, doku ve organların yaşlanmasını geciktirir. Beynin daha uzun süre sağlıklı ve zinde kalmasını sağlar. Mideyi ülsere karşı korur. Kandaki kötü kolesterol düzeyini düşürerek, kalp krizi riskini azaltır. Aynı şekilde, bağırsak, idrar yolları ve safra kesesi hastalıklarının azaltılmasında da etkilidir. Sağlıklı beslenmede zeytinyağının yeri, dünyaca onaylı. Amerika'da Harvard Üniversitesi'nde düzenlenen bilimsel bir konferansta, bilim adamları, tarihçiler, doktorlar ve yemek uzmanları sağlıklı yaşam için, "Geleneksel Akdeniz Modelinin" uygulanması gerektiği konusunda hemfikir oldular.

Anne Sütü Gibi Faydalı

İçine zeytinyağı katılmış süt neredeyse anne sütü kadar fayda sağlıyor. Türkiye'nin en ünlü Zeytinyağı üreticilerinden biri olan Komili'nin yetkililerine göre, tüm sıvı yağlar içinde tartışmasız en sağlıklı olan "tabiatın mucizesi" zeytinyağı, anne sütüne eş miktarda linoleik asit içeriyor. Bebeğinize anne sütü veremiyorsanız, bir fincan yağsız inek sütüne bir çay kaşığı zeytinyağı ilave edin. Bebeğiniz anne sütünün besleyiciliğinden yoksun kalmasın.

Zeytinyağı ve Güzellik

Sağlık açısından yarattığı birçok mucizeye ek olarak zeytinyağı, daha güzel görünmemize de yardımcı olur. Cildi ve saçları besler. Cildin genç görünmesini, saçların kuvvetlenmesini ve parlamasını sağlar.

Şeker Hastalığı ve Zeytinyağı

Şeker hastalığı, vücudumuzda insülin hormonunun eksikliğine bağlı olarak kan şekeri dengesinin bozulmasına ve kandaki şeker düzeyinin ani olarak yükselip düşmesine yol açan bir hastalıktır. Son yıllarda yürütülen bazı araştırmalar, zeytinyağının, şeker hastalığının vücutta neden olduğu bazı rahatsızlıkları önlemede yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. Bunlardan en önemlileri, kalp ve damar hastalıklarıdır.

Şeker hastalığına bağlı olarak, kandaki kolesterol miktarı yükselir. Zeytinyağı ise, kolesterolü kontrol altında tutarak, kalp ve damar sağlığını korumaya yardımcı olur. Şeker hastalığının bir başka yan etkisi ise, sindirim sırasında daha fazla oksidan maddenin açığa çıkmasına yol açmasıdır. Daha önce de dediğimiz gibi, zeytinyağı, içerdiği antioksidanlar sayesinde oksidanların olumsuz etkilerini büyük ölçüde azaltır. Zeytinyağı ayrıca, kan şekerinin kontrol edilmesine de katkıda bulunur. Sonuç olarak, zeytinyağı, şeker hastaları için son derece uygun bir yağdır.

Gençlik ve Zeytinyağı

Yaşamın temel koşulu, vücut hücrelerinin sürekli olarak kendilerini yenileyebilmeleridir. Çocukluk ve gençlik dönemlerinde çok hızlı olan hücre yenilenmesi, yaş ilerledikçe azalır ve yavaşlar.

Beslenme ile yaşlanma arasında güçlü bir ilişki vardır. Besinler vücudumuzda enerjiye çevrilirken oksidan denilen bazı maddeler açığa çıkar. Hücre gelişimini olumsuz yönde etkileyen oksidanlar, yaşlanma sürecini de hızlandırır. Antioksidan adı verilen bazı maddeler ise, oksidanların olumsuz etkisini ortadan kaldırır. Başta E vitamini olmak üzere çok sayıda antioksidan madde içeren zeytinyağı, hücreleri yeniler, doku ve organların yaşlanmasını geciktirir.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan bir başka sorun da, kireçlenmedir. Aralarında kalsiyumun da bulunduğu bazı mineraller, kireçlenmeyi önler. Zeytinyağı, bu minerallerin vücuttaki etkisini artırarak kireçlenmeye karşı önemli bir rol oynar.

Çocuk Sağlığı ve Zeytinyağı

Çocuklar için beslenme, yetişkinler için olduğundan çok daha önemlidir. Çünkü, çocukluktaki beslenme, tüm yaşamı etkiler. Yaşamın ilk yıllarında beynin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi, beslenmeyle doğrudan bağlantılıdır. Çocuk beslenmesinde yağlar, yaşamsal bir rol oynar. Zeytinyağı, bu açıdan da vazgeçilmez bir besindir.

Çünkü zeytinyağı, çocuk gelişiminde hayati önem taşıyan yağ asitlerini, anne sütüne eş miktarda içerir. Söz konusu yağ asitleri, çocukların kemiklerini güçlendirir. Zeytinyağının içindeki bir başka yararlı madde, yani E vitamini ise sağlıklı bir şekilde büyümelerine katkıda bulunur. Bu nedenle, anne sütünden normal beslenmeye geçildikten sonra, çocukların zeytinyağı içeren gıdalarla beslenmeleri, bir başka deyişle günlük beslenmelerinde zeytinyağının diğer yağlara göre ağırlıklı bir yer tutması gerekir.

Sindirim ve Zeytinyağı

Yağlar, midede değil bağırsaklarda sindirilirler. Zeytinyağı, yağların içinde en kolay hazmedilenidir. Çünkü zeytinyağı, diğer yağlardan farklı olarak, midede bulunduğu sürede sindirim için gereken mide asitlerini azaltmaz. Midede kısa bir süre kaldıktan sonra bağırsaklarda sindirilir. Buna ek olarak zeytinyağı, sindirim için vazgeçilmez olan salgıları da olumlu yönde etkiler. Safra kesesinin kolesterolden temizlenmesine yardımcı olur. Ayrıca kabızlığı önleyerek bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar.

Kalp Sağlığı ve Zeytinyağı

Birçok araştırma, kalp sağlığı açısından yararlı besinlerin başında zeytinyağının geldiğini gösteriyor. Dünyada kalp hastalıklarının en az görüldüğü ülkeler, zeytinyağının yoğun olarak tüketildiği Akdeniz ülkeleri. Zeytinyağının kalp sağlığı üstündeki en önemli etkisi, kandaki “kötü kolesterol” miktarını düşürmesi. Kalbimizin en büyük düşmanlarından biri olan kolesterol, damarlarda birikerek kalp ve damar hastalıklarına yol açar. Zeytinyağı, kandaki kolesterol miktarını kontrol ederek damar tıkanıklığını önlemede yardımcı olur. Ancak zeytinyağının kalp ve damar sağlığımıza olumlu etkisi bununla sınırlı değil. Zeytinyağı, tansiyonun kontrol altında tutulmasında da önemli bir rol üstlenir.

Zeytinyağı çeşitleri

Temelde natürel, rafine ve riviera olarak üçe ayrılan zeytinyağı çeşitleri, sızma ve natürel ekstra olarak da çeşitleniyor. En değerli çeşit ise sızma zeytinyağı. Bunun sebebi içindeki asit oranının maksimum %1 olması.

Asit oranı %1-2 olan zeytinyağı çeşidi ise natürel ekstra. Rafine zeytinyağı, natürel halinde tüketilemeyen ham zeytinyağının rafine edilmesi sonucu elde ediliyor. Riviera ise natürelle rafine zeytinyağının karışmından oluşuyor ve genellikle yemek ve kızartmalarda kullanılıyor.

Ekstra sızma zeytinyağları, daha az rafine edildiğinden sağlık için faydalı olan antioksidanlardan daha fazla içeriyor. Sızma zeytinyağları da normal yağlara kıyasla daha fazla antioksidan madde barındırıyor, dolayısıyla daha sağlıklı. Ekstra sızma zeytinyağı, bariz bir zeytin tadı ve aromasına sahipken, saf, klasik ve light zeytinyağlarının tadları daha yumuşak.

Zeytinyağını Saklamanın Püf Noktaları

Zeytinyağı hava, ışık ve sıcakla temas edince ekşiyebilir. Bu nedenle hava almayan bir kabın içinde serin bir yerde muhafaza edilmelidir. Ortalama 14C zeytinyağının saklanması için idealdir. Şaraplarınızı sakladığınız bir mahzen ya da kileriniz varsa zeytinyağını da oraya koyabilir, kullanacağınız kadar kısmını mutfağınızda tutabilirsiniz. Böylece zeytinyağınızın ömrü uzayacaktır. Soğukta kaldığında ya da buzdolabında muhafaza edildiğinde zeytinyağı renk değiştirebilir, hatta donabilir. Donan yağınız oda sıcaklığında bekletildiği takdirde tekrar sıvı hale gelecektir. Bu durum yağın rengini değiştirse de tadında herhangi bir bozukluk yaratmaz. Zeytinyağını en iyi cam, porselen ya da çelik kaplarda saklayabilirsiniz. Plastik ve metal kaplardan kaçınmanızda fayda var.

Raf ömrü 18 ay olan zeytinyağının son kullanma tarihinin geçmesi sağlık açısından bire bir zarar taşımaz. Ancak tadı zamanla değişen ve acılaşan yağ mideyi etkileyebilir.

Kaynak:www.denizce.com